Eski TBMM Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen yapıya yönelik soruşturmanın ardından yaptığı açıklamalarla dikkat çekti. Soruşturmanın gizliliği ve masumiyet karinesine vurgu yapan Arınç, geçmişte cemaatin önde gelen isimleriyle kurduğu ilişkileri de anlattı. Açıklamadaki Alanya detayı ise dikkat çekti.
AK Parti’nin kurucuları arasında yer alan, eski TBMM Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Süleymancılar olarak bilinen yapıya yönelik soruşturma üzerinden yaptığı açıklamayla gündeme oturdu.
Arınç, soruşturmanın yürütülüş biçimine yönelik eleştirilerde bulunurken, soruşturma kapsamında adı geçen kişilerin mahkeme kararı olmadan kamuoyu önünde suçlu ilan edilmemesi gerektiğini savundu.
Bu açıklamalar, kamuoyunda “Bülent Arınç, FETÖ tartışmalarının ardından şimdi de Süleymancılar için mi devreye girdi?” yorumlarına neden oldu.
“SORUŞTURMANIN GİZLİLİĞİNE DİKKAT EDİLSİN”
Arınç, sosyal medya hesabından yaptığı uzun açıklamada, Adalet ve İçişleri bakanlarının operasyonun herhangi bir dini cemaat veya tarikata karşı değil, suç işlediği iddia edilen kişilere yönelik olduğu yönündeki açıklamalarına güvendiğini belirtti.
Ancak soruşturmanın gizliliği konusunda ciddi uyarılarda bulunan Arınç, sosyal medya ve basında soruşturma aşamasındaki kişilerin peşinen suçlu ilan edilmemesi gerektiğini söyledi.
Arınç, savcılar, kolluk kuvvetleri ve hâkimlere çağrıda bulunarak soruşturmanın gizliliği konusunda titiz davranılmasını istedi.
ARINÇ’TAN DİKKAT ÇEKEN CEMAAT SAVUNMASI
Arınç, açıklamasında Süleymancılar olarak bilinen yapıyı uzun yıllardır tanıdığını belirterek kendisinin hiçbir dönem cemaat mensubu olmadığını da özellikle vurguladı.
Hukuk fakültesinde okuduğu yıllarda yapının eski önde gelen isimlerinden Kemal Kaçar ile tanıştığını anlatan Arınç, Türkiye’nin farklı şehirlerinde cemaat mensuplarıyla dostluklarının bulunduğunu söyledi.
Cemaat ve tarikatların toplumsal ve sosyolojik yapılar olduğunu savunan Arınç, bütün bir dini grubun soruşturma nedeniyle suçlanmasına karşı çıktı.
Bununla birlikte Arınç, hukuka aykırı eylemleri tespit edilen kişilerin kim olduklarına bakılmaksızın yargılanması gerektiğini de ifade etti.
ALANYA DETAYI ORTAYA ÇIKTI
Arınç’ın açıklamasındaki en dikkat çekici ayrıntılardan biri ise Alanya oldu.
Süleymancılar olarak bilinen yapının eski önde gelen isimlerinden ve eski Ulaştırma Bakanı Ahmet Arif Denizolgun ile geçmişte kurduğu ilişkiyi anlatan Arınç, Denizolgun ile aynı yıl milletvekili olduklarını belirtti.
Arınç, bu bölümde “Alanya’daki dostluklarımızı da zaman zaman dile getirdiğimiz olurdu” ifadelerini kullanarak Alanya bağlantısına dikkat çekti.
Arınç ayrıca 2011 seçimleri döneminde, dönemin AK Parti Genel Başkanı’nın bilgisi dahilinde Denizolgun ile üç-dört kez özel görüşme yaptığını ve AK Parti’ye destek istediğini, ancak sonuç alamadığını anlattı.
BÜLENT ARINÇ’IN ALANYA İLE BAĞI
Bülent Arınç’ın Alanya ile bağı ise oldukça eskiye dayanıyor.
Arınç’ın babası İbrahim Arınç, 1937-1940 yılları arasında Alanya’da jandarma komutanı olarak görev yaptı. Bu dönemde Alanyalı Yönet ailesinden Sevdiye Hanım ile evlendi.
Arınç’ın annesi Sevdiye Arınç’ın adı bugün Alanya’da yaşatılıyor. Hacet Mahallesi’nde bir sokak ve parka Sevdiye Arınç’ın adı verilmiş durumda.
Dolayısıyla Arınç’ın son açıklamasında Ahmet Arif Denizolgun ile “Alanya’daki dostluklarına” özel olarak değinmesi, özellikle Alanya açısından ayrı bir önem taşıyor.
“AK PARTİ’Yİ DESTEKLESEYDİ OPERASYON OLUR MUYDU?”
Arınç’ın açıklamasında dikkat çeken bir diğer bölüm ise kendisine yöneltildiğini söylediği şu soru oldu:
“Bu cemaat AK Parti’yi destekleseydi başlarına böyle bir iş gelir miydi, böyle bir operasyon olur muydu?”
Arınç, hiçbir cemaat veya tarikata siyasi tercihleri nedeniyle peşin hükümle yaklaşılmaması gerektiğini savundu.
Ancak kanunlara göre suç oluşturan bir fiil varsa devletin bunun üzerine gitmesinin zorunlu olduğunu da belirtti.
SORUŞTURMADA ÜÇÜNCÜ DALGA
Arınç’ın açıklamasının gündeme geldiği süreçte soruşturma da genişleyerek devam ediyor.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın ilk aşamasında 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiş, 17 ilde operasyon düzenlenmişti. Yakalanan şüphelilerden 32’si tutuklanırken 6 kişi hakkında adli kontrol uygulanmıştı.
25 Ağustos’ta gerçekleştirilen üçüncü dalgada ise 54 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Operasyonda 38 kişi yakalanırken, bazı şirket ve dernekler hakkında kayyım tedbirleri uygulandı.
Soruşturmanın MASAK raporlarındaki mali tespitler üzerine başlatıldığı, şüpheliler hakkında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu’na muhalefet gibi suçlamaların bulunduğu bildirildi.
FETÖ TARTIŞMALARINDAN SÜLEYMANCILAR SORUŞTURMASINA
Bülent Arınç, siyasi hayatı boyunca özellikle cemaatler ve dini yapılarla ilgili açıklamaları nedeniyle zaman zaman tartışmaların odağında yer aldı.
Arınç’ın son açıklamasında da doğrudan soruşturma kapsamında bulunan kişilerin suçsuz olduğunu ilan etmekten ziyade masumiyet karinesi ve soruşturmanın gizliliği üzerinde durması dikkat çekti.
Ancak açıklamanın zamanlaması ve kapsamı, kamuoyunda Arınç’ın Süleymancılar olarak bilinen yapıya yönelik soruşturma karşısında “avukatlığa soyunduğu” şeklinde yorumlara neden oldu.
Öte yandan soruşturmanın henüz tamamlanmadığı ve adı geçen kişiler hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı da unutulmamalı. Hukuki sorumluluğun kişisel olduğu, bir yapının tamamının soruşturma nedeniyle suçlu ilan edilemeyeceği ilkesi de hukuk devletinin temel unsurları arasında yer alıyor.