İsrail basınında Türk Hava Kuvvetleri’nin kapasitesine ilişkin dikkat çeken bir analiz yayımlandı. Calcalist gazetesinde havacılık uzmanı Nitzan Sadan tarafından kaleme alınan değerlendirmede, Türkiye’nin savaş uçakları, insansız hava araçları ve yerli mühimmat alanındaki yeteneklerine dikkat çekildi.
Analizde, Türk Hava Kuvvetleri’nin yalnızca sahip olduğu uçak sayısıyla değil, farklı hava harp unsurlarını birlikte kullanabilme kabiliyetiyle de bölgesel ölçekte önemli bir güç olduğu değerlendirmesi yapıldı.
Sadan, Türk Hava Kuvvetleri’nin 250’nin üzerinde F-16 savaş uçağına sahip olduğuna ve bu uçakların yerli modernizasyon süreçlerinden geçtiğine dikkat çekti.
Türkiye’nin SOM seyir füzesi, TOLUN ve Gökdoğan gibi yerli mühimmatlarla hava operasyonlarındaki vuruş kapasitesini geliştirdiği belirtilirken, havadan yakıt ikmal uçaklarının da operasyon menzilini artırdığı ifade edildi.
Analizde, bu unsurların Türkiye’ye sınırlarının ötesinde daha uzun süreli hava operasyonları yürütme imkanı sağlayabileceği değerlendirildi.
Analizin öne çıkan başlıklarından biri de Türkiye’nin insansız hava araçları oldu.
Bayraktar TB2’nin farklı operasyonlardaki kullanımına ve Kargı gibi kamikaze İHA sistemlerine değinen Sadan, Türkiye ile İsrail’in insansız hava aracı teknolojilerindeki konumunu dikkat çekici bir benzetmeyle karşılaştırdı.
“Eğer insansız hava araçları futbol olsaydı, Türkiye Ronaldo, biz de Messi olurduk.”
Türkiye’nin hava gücünün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde ise KAAN ve Eurofighter Typhoon projeleri öne çıkarıldı.
Analizde Türk pilotlarının operasyonel tecrübesine de dikkat çekilirken, Türk Hava Kuvvetleri’nin sahip olduğu ekipman, eğitim ve saha deneyiminin önemli bir avantaj oluşturduğu savunuldu.
Sadan, Türk Hava Kuvvetleri’ni değerlendirirken şu ifadeyi kullandı:
“Ekipmanı, kültürü, yetenekleri ve tecrübesi sayesinde dünyanın en tehlikeli hava kuvvetlerinden biridir.”
İsrail ve Türkiye’nin hava gücünün karşılaştırıldığı bölümde, Ankara’nın sahip olduğu operasyonel deneyim ayrıca vurgulandı.
Sadan, olası bir kriz senaryosunda Türkiye’nin İsrail’e yönelik operasyon gerçekleştirebilme kapasitesine ilişkin değerlendirmesinde, “Türkler bize ulaşmanın yolunu bulur” ifadesini kullandı.
Analizde ayrıca İsrail’in uzun yıllara yayılan savaş tecrübesine rağmen Türkiye’nin de hava operasyonları ve savunma teknolojileri alanında önemli bir kapasite geliştirdiği görüşü öne çıktı.