enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Antalya
Açık
34°C
Antalya
34°C
Açık
Cuma Açık
38°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
32°C
Pazar Parçalı Bulutlu
32°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
32°C

PROF. DR. ŞENER ÜŞÜMEZSOY’DAN KRİTİK İSTANBUL DEPREMİ AÇIKLAMASI

PROF. DR. ŞENER ÜŞÜMEZSOY’DAN KRİTİK İSTANBUL DEPREMİ AÇIKLAMASI
REKLAM ALANI
A+
A-

İstanbul Büyükada açıklarında 19 Ağustos 2026’da meydana gelen 2.2 ve 3.0 büyüklüğündeki depremler, Marmara’daki sismik hareketliliği yeniden gündeme taşıdı. Yerbilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bölgede yaşanan mikro depremlerin beklenen büyük İstanbul depreminin habercisi olmadığını savundu.

“Adalar Fayı Yaşlı Bir Fay”

Büyükada’nın güneyinde meydana gelen sarsıntıların ardından değerlendirmelerde bulunan Üşümezsoy, kamuoyunda oluşan “İstanbul depremi geliyor” yorumlarının gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Üşümezsoy, Adalar Fayı’nın büyük bir deprem üretme potansiyeline sahip olmadığını ifade ederek, “Adalar fayı yaşlı ve ölü bir faydır. Buradan büyük bir deprem çıkmaz” dedi.

Depremler İkincil Faylarda Meydana Geldi

Üşümezsoy’a göre bugün meydana gelen küçük depremler doğrudan Adalar Fayı üzerinde değil, ana fay hattını güneyden kuzeye kesen ikincil ve üçüncül faylarda gerçekleşti.

Bu fayların küçük ölçekli hareketlere neden olduğunu belirten Üşümezsoy, yaşanan sarsıntıların 17 Ağustos ve 23 Nisan depremlerinin bölgeye yüklediği stresle bağlantılı olabileceğini dile getirdi.

“Haritalarımızı Doğruluyor”

Bölgedeki fay hatlarının yıllar önce yapılan çalışmalarla belirlendiğini hatırlatan Üşümezsoy, bugün yaşanan mikro depremlerin söz konusu fay haritalarındaki tespitlerle uyumlu olduğunu söyledi.

Üşümezsoy, 1999’dan bu yana bölgede benzer küçük sarsıntıların görüldüğünü belirterek, mevcut hareketliliğin olağan bir sürecin parçası olduğunu savundu.

Uzman değerlendirmesine göre, söz konusu ikincil fayların stres biriktirerek orta veya büyük ölçekli bir deprem üretme kapasitesinin bulunmadığı ifade edildi.

REKLAM ALANI