Marmara Denizi’ndeki Adalar Fayı çevresinde meydana gelen küçük ölçekli depremler, bölgedeki sismik hareketliliği yeniden gündeme taşıdı. AFAD verilerine göre bugün saat 16.00 sıralarında yaklaşık 10 kilometre derinlikte 2,2 büyüklüğünde bir deprem kaydedildi.
Son günlerde Adalar Fayı çevresinde art arda meydana gelen 10’dan fazla küçük depremin ardından yaşanan yeni sarsıntı, uzmanların bölgedeki fay hareketlerine ilişkin değerlendirmelerini yeniden gündeme getirdi.
Yer bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede son depremin yaklaşık 10 kilometre derinlikte meydana geldiğine dikkat çekti.
Bektaş, aynı derinliklerde yoğunlaşan mikrodeprem aktivitesinin fayın derin kesimlerindeki hareketliliğe ilişkin bir olasılığı gündeme getirdiğini belirtti.
“Bu derinlikte yoğunlaşan mikrodeprem aktivitesi, fayın derin kesimlerinde yavaş sürünme (creep) ve buna bağlı enerji boşalması olasılığını gündeme getiriyor.”
Bektaş, fayın üst kesimlerinin kilitli, daha derin bölümlerinin ise yavaş biçimde hareket ediyor olabileceği ihtimaline dikkat çekti.
“Adalar Fayı üstte kilitli, derinde yoğun mikrodepremler ile sürünüyor olabilir mi?”
Marmara’daki fay segmentlerinin aynı davranışı göstermeyebileceği, bazı kesimlerde kilitli ve sürünen alanların bir arada bulunabileceği yönündeki bilimsel değerlendirmeler de bulunuyor.
Adalar segmentiyle ilgili geçmiş çalışmalarda, fayın üst kabuğundaki düşük deprem aktivitesinin güçlü kilitlenmeyle ilişkili olabileceği değerlendirilmişti.
GPS ölçümlerinde bölgede yılda yaklaşık 10-15 milimetrelik kayma açığı ve buna bağlı gerilim birikimi bulunduğuna ilişkin sonuçlar da paylaşılmıştı.
Daha sonraki araştırmalarda ise Adalar segmentinin tek tip bir yapıya sahip olmayabileceği, kilitli ve sürünen bölgelerin birlikte bulunabileceği ihtimali üzerinde duruldu.
Prof. Dr. Osman Bektaş, Adalar Fayı’ndaki olası hareketin daha iyi anlaşılması için San Andreas Fayı’nda görülen derin sürünme davranışının da karşılaştırmalı olarak incelenmesi gerektiğini belirtti.
Bektaş ayrıca 1963 yılında meydana gelen 6,3 büyüklüğündeki Adalar depreminin de bu değerlendirmeler kapsamında ele alınması gerektiğini ifade etti.